Kimlik Nedir?
İnsanların yaşam çevrelerinde olağan olarak karşılanabilmelerini sağlayan ve onların bir biçimde anlaşılmasını sağlayan sosyal olgudur. Kimlik, bir tür planlanmış davranış veya yüklenilmiş rol olduğundan, alternatiflerden bir diğeri tercih edilebilir, herhangi bir sosyal durumda bir başka kimlik sergilenebilir. Kişi kimlikler arasında kalarak çatışan kimliklerinin içinde krize girebilir. Bazen kişi yalnızken yaptığı şeyleri grup içinde yapmayarak kimliğinin bazı bölümleri belirsizleşebilmektedir. Sonuç olarak kimlik kişinin kendisini nasıl algıladığıyla ve tanımladığıyla ilgilidir.İnternet Nedir?
Internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. İnternet, kelime anlamı olarak bakıldığında, Interconnected set of Networks yani birbirine bağlı bilgisayar ağları kelimelerinin İngilizcelerinden kısaltılmış bir kelimedir. İnternet, nükleer bir savaş sırasında pek çok bilgisayarın zarar görmüş olabileceği olasılığı göz önünde bulundurularak böyle bir ortamda haberleşmeyi mümkün kılacak bir sistem fikrinden doğmuştur. Bu sistemde, mesajlar küçük paketlere bölünerek başlarına adres ve parça bilgisi eklenip ağdaki dinamik değişmeler göz önünde bulundurularak hedef bilgisayara ulaştırılmaktadır. İnternet üzerindeki araştırmalar ARPANET (Advanced Research Projects Agency -Network) isimli küçük bir ağda denendikten sonra, Kaliforniya Üniversitesi tarafından geliştirilen BSD Unix işletim sistemiyle halkın kullanımına açılmıştır. Daha sonra, Amerika'daki NSF'in (Ulusal Bilim Kurumu) 6 adet süper bilgisayarı ülkenin dğeişik yerlerine yerleştirip tüm ülkedeki araştırmacıların hizmetine sunmak için bir ağ oluşturmasıyla ilk internet meydana gelmiştir.
Sanal Kimlik: Bir insanın sosyal yaşamındaki karakteri, nitelikleri, yaşantısına paralellik gösterebilen, ama daha çok bunun aksinin görüldüğü, kişinin kendisi gibi olduğu veya olmadığı gibi lanse edip yer yer diğer insanları aldatarak özlemlerinin, içerisindeki eksikliğinin, acısının dışa vurumu olan, kendini tatmin ettiği, sanal alemdeki kimliğidir.
Bulunma ve Görülme İsteği: Günümüzde, sanal ortamdaki hizmet sağlayıcılarının ve toplumsal paylaşım ağlarının evrilmesi ve kullanıcılara daha kişisel bir ortam sağlamasıyla beraber, sanal uzamdaki birçok mecra için söz konusu olan “anonimlik” yerini “bilinirliğe” bırakmıştır. Kullanıcılar, geliştirilmiş kişisellik seçenekleri ve yayınlanabilen içeriğin çeşitlenmesiyle birlikte, sanal uzamda anonim bir kimlik yerine Facebook gibi toplumsal paylaşım ağlarında olduğu gibi, gerçek kimliklerini kullanmayı tercih etmeye başlamışlardır. Ayrıca kullanıcıların, sanal uzamda kullanıcı adı gerektiren toplumsal paylaşım ağı üyeliklerinde hep aynı kullanıcı adını aldıkları, bu sayede görünürlüklerini ve fark edilirliklerini arttırmayı amaçladıkları, dolayısıyla da belli bir kullanıcı grubuyla birden çok paylaşım ağında iletişime geçebilme olasılıklarını arttırdıkları gözlemlenmektedir.
Beğenilme-Popüler Olma Arzusu: Sanal uzamdaki toplumsal paylaşım ağları ve bloglar gibi hizmet sağlayıcılarına üyelik ve bu ortamlarda var olma durumunun kullanıcılarda zamanla beğenilme ve popüler olma arzusu geliştirdiği söylenebilir. Bireylerin sanal uzamda varlığının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen iletişim kurma ve sosyalleşme unsuru bu tür ortamlarda da öne çıkmaktadır. Mümkün olduğunca çok kişiyle iletişim kurabilmek, tanışabilmek ve sohbet edebilmek de sanal uzamda beğenilmeyi ve popüler olmayı gerektirmektedir.
Sanal Alanda Tanıtım Kartı: Tanıtım kartları sanal alanda kişinin kendisini sunduğu alandır. İzlenim yönetimi kavramına göre bireyin arzu ettiği kimliği oluşturması, toplumca değer ve kabul gören kimliğin sunulması ve onaylanmayan yönlerin gizlenmesi sanal alanda tanıtım kartları ile yapılabilmektedir.
Sanal İletişim: Sanal iletişim, yüz yüze iletişimin yerini alan bir tarz değildir. İletişimin yeni bir biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişiler arası iletişimin yeni şekillenmiş bir hali olup, sanal ortam iletişimde “aracı” konumunda bulunmaktadır. Sanal ortamda kimlikler bedensiz olarak oluşmakta ve sanal topluluklara dönüşmektedir. Facebook’a kişilerin genellikle tanıdıklarını ekleme durumunu göz önünde bulundurduğumuzda, bu sanal ortamda oluşturulan kimliklerin aslında gerçekten çok da bağımsız olamayacağı fikri akla yatkın olmaktadır. Ancak ne var ki, bu ortamda oluşturulan kimlikler, gerçekten tamamen bağımsız olmasalar da, insanların arzu ettikleri kimlik ve statüye sahip olma arzusu açısından kurgusal bir şekilde oluşturulmaktadır. Yani gerçek ile sanal kimliklerin arasındaki keskin sınırlar geçirgen bir hal almıştır. İşte tam da bu yüzden sanal iletişim, gerçek iletişimin yerine geçen bir unsur olarak değil de, gerçeğin farklı bir uzantısı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sanal Alanda Sohbetlerin Türkçeye Zararları: İnternette kimlik oluşturmuş bir kişi artık diğer sanal kişilerle sohbete girmeye başlar. Yazıştıkça chat dili kişinin günlük konuşma diline de geçmeye başlar. Bunlardan bazıları; ok, by by, yes…
Sanal Kimliklerin Gerçek Kimliğin Önüne Geçmesi ve Yozlaşma: Facebook, twitter çılgınlığının yaşandığı günümüzde kişiler artık sadece facebooka yazmak için partilere katılır ya da sırf facebooka koymak için mekanlarda fotoğraf çekilir oldu. Genç ailesiyle fotoğraf çekildiğinde bu sadece telefon veya fotoğraf makinesinde kalırken sevgilisiyle çekildiğinde anında profiline yükler. Gençler artık kendisini havalı, olduğundan daha sosyal göstermek için bu sanal kimlikleri kullanmaya başladılar. Hatta bazen arkadaşları çağırırken sanal muptelası gencimiz arkadaşları yerine hiç tanımadığı diğer sanal kişilerle sohbet etmeyi seçip arkadaşlarının çağrısına cevap vermeyebiliyorlar. Bu da artık kişinin sanal kimliğinin gerçek kimliğinin önüne geçtiğinin göstergesidir.
Kimlik Hırsızlığı: Aslında en büyük tehdit oluşturan konulardan birisi internet üzerinden sizin veya bir başkasının kimliğine bürünerek çeşitli sosyal ağlarda yer alan insanlardır. Bir çok bilginizi, fotoğraflarınızı, hatta anlık duygu ve durumumuzu paylaştığınız internet ortamında bu bilgilerin eğer ki gerekli gizliliği sağlamazsanız istenmeyen kişilerin eline geçmesi an meselesidir. Sadece bilgileri almakla kalmayıp bunların çeşitli alanlarda istenmeyecek şekilde kullanılması sözkonusudur. Hatta ve hatta internet üzerinden veyahut normal hayatta sizin adınız ve kimliğiniz ile suç işlemeye kadar gidebilecek bu husus oldukça tehlikeli sonuçlara neden olabilir.
Bunu önlemek de tamamen sizin elinizde; telefon numarası, adres gibi bilgilerinizi gerekmedikçe internet ortamında paylaşıma sunmayın ve sosyal ağlardaki gizlilik ayarlarınızın gerektiği gibi yapılmasına özen gösterin. Fotoğraf paylaşırken iki kere düşünmelisiniz; gelişen teknikler sayesinde oldukça rahat bir şekilde kafnız başka bir vucuda yerleştirilebilir ve istenmeyen durumlarla karşılaşbilirsiniz. Her şeyden önemlisi bu durumun sonucunda suçlu siz bile olabilirsiniz.
En önemli genel tehditler bunlar olsa da; bunun dışında kısaca bahsetmek istediğim bir kaç şey var ki bunların başında kesinlikle “fotoğraflarınız değişik amaçlarla kullanılması durumu” geliyor. Kolayca ulaşılabilir şekilde yayınladığınız fotoğraflarınızın hiç beklemediğiniz yerde hiç beklenmedik şekilde karşınıza çıkması olası bir durum. Hele ki günümüzün teknolojisinde “fotomontaj” hadisesinin gerçekleşmesi hiç de zor değilken istenmeyen durumlarla karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksek. Ki bunun dışında “çok özel fotoğraflarınızın” isteyenmeyen kişilerin eline geçmesi durumunda viral etki sayesinde kolaylıkla elden ele dolaşır hale geleceğini de unutmayın. Bir arkadaşınız, tanıdığınız ve güvendiğiniz birine dahi güvenmeden önce iki kere düşünüp hesap yapmanız gerekir ki aksi takdirde içine düştüğünüz durumu toparlamanız pek kolay olmayacaktır. Özellikle günümüzde oldukça yaygın şekilde kullanılan Facebook’ un da bu tehlike için bir numaralı kaynak olacağını unutmayın. Her konuda olduğu gibi bilinçli bir internet kullanıcısı olmak ve tehlikelerden korunmak sizin elinizde.
Hayatımızın hemen hemen her anında internet bulunduğundan ve kullanım alanları gittikçe geliştiğinden bu ve bunun gibi durumlara düşmemek için dikkatli ve uyanık olmalısınız. Zaman içersinde yalnız, dışlanmış ve psikolojik bozukluklara sahip bireyler olmayı istemiyorsanız zaman ve kullanım alanlarını kısıtlamakla işe başlamalısınız. Her şey için geç olmadan hiçbir şey için geç olmadığının farkına varın!Internet, birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında yaygın olan ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. İnternet, kelime anlamı olarak bakıldığında, Interconnected set of Networks yani birbirine bağlı bilgisayar ağları kelimelerinin İngilizcelerinden kısaltılmış bir kelimedir. İnternet, nükleer bir savaş sırasında pek çok bilgisayarın zarar görmüş olabileceği olasılığı göz önünde bulundurularak böyle bir ortamda haberleşmeyi mümkün kılacak bir sistem fikrinden doğmuştur. Bu sistemde, mesajlar küçük paketlere bölünerek başlarına adres ve parça bilgisi eklenip ağdaki dinamik değişmeler göz önünde bulundurularak hedef bilgisayara ulaştırılmaktadır. İnternet üzerindeki araştırmalar ARPANET (Advanced Research Projects Agency -Network) isimli küçük bir ağda denendikten sonra, Kaliforniya Üniversitesi tarafından geliştirilen BSD Unix işletim sistemiyle halkın kullanımına açılmıştır. Daha sonra, Amerika'daki NSF'in (Ulusal Bilim Kurumu) 6 adet süper bilgisayarı ülkenin dğeişik yerlerine yerleştirip tüm ülkedeki araştırmacıların hizmetine sunmak için bir ağ oluşturmasıyla ilk internet meydana gelmiştir.
Sanal Kimlik: Bir insanın sosyal yaşamındaki karakteri, nitelikleri, yaşantısına paralellik gösterebilen, ama daha çok bunun aksinin görüldüğü, kişinin kendisi gibi olduğu veya olmadığı gibi lanse edip yer yer diğer insanları aldatarak özlemlerinin, içerisindeki eksikliğinin, acısının dışa vurumu olan, kendini tatmin ettiği, sanal alemdeki kimliğidir.
Kullanıcıların kimliklerini tanımadıkları e-postalar dışında, internette kimin gerçekten kim olduğu, cinsiyeti ya da dünyanın neresinde olduğu konusunda kimse emin olamamaktadır.
İnternet Ortamında Kimlik Oluşturulan Başlıca Sanal Alanlar
Facebook, twitter, messenger, kelebek, mirc, yonja…
Sanal Kimlik Oluşturma Sebebleri: Kimlik deneyleri ile kişi, gerçek hayatta denemesi neredeyse imkansız olan alternatif kimlikleri denemiş olur.
İşler karıştığında, ortadan kaybolma olasılığının mevcut oluşu cüretkarlığa izin vermektedir. Bu yönüyle internet, oyuncuları ve izleyicileriyle kişisel deneyler için güvenli bir laboratuvar işlevi görür.
Ancak, gerçekte oyun birbirine karıştığında, kişi gerçek kişiliğinin gerçek hayatta içe dönük ve sessiz olan bir kişi, sanal ortamda özgüveni yüksek ve paylaşıma açık bir kimliğe bürünebilir. Eğer kişinin bu dışa açılma hamlesi, etkileşimde bulunduğu diğerleri tarafından ödüllendirilir ve saygı görürse, kişi mahcubiyeti üzerinden atıp gerçek hayatta da dışa açılmayı deneyebilir.
İnsanlar online kimlikler yaratırlar. Kullanıcıların cinsiyetleri, görünüşleri, cinsel kimlikleri ve umum ile ilgili diğer özellikleri nasıl değiştirdikleri, dönüştürdükleri aynı zamanda niye birçok kimlik aldıklarına yönelik birçok araştırma yapılmıştır.
Sanal toplumları en çekici kılan unsurlardan birisi, uygarlıkla gelen tüm maskeleri bir tarafa bırakmayı kolaylaştırmasıdır. İnsanlar bir nick-name (takma ad) arkasına saklanabilirler. Sosyal kontrolün olmadığı bir ortamda “üstben”den gelen toplumsal baskıları atarak, olabildiğince “ben”lerini özgür bırakmanın keyfini çıkartabilirler.
Bulunma ve Görülme İsteği: Günümüzde, sanal ortamdaki hizmet sağlayıcılarının ve toplumsal paylaşım ağlarının evrilmesi ve kullanıcılara daha kişisel bir ortam sağlamasıyla beraber, sanal uzamdaki birçok mecra için söz konusu olan “anonimlik” yerini “bilinirliğe” bırakmıştır. Kullanıcılar, geliştirilmiş kişisellik seçenekleri ve yayınlanabilen içeriğin çeşitlenmesiyle birlikte, sanal uzamda anonim bir kimlik yerine Facebook gibi toplumsal paylaşım ağlarında olduğu gibi, gerçek kimliklerini kullanmayı tercih etmeye başlamışlardır. Ayrıca kullanıcıların, sanal uzamda kullanıcı adı gerektiren toplumsal paylaşım ağı üyeliklerinde hep aynı kullanıcı adını aldıkları, bu sayede görünürlüklerini ve fark edilirliklerini arttırmayı amaçladıkları, dolayısıyla da belli bir kullanıcı grubuyla birden çok paylaşım ağında iletişime geçebilme olasılıklarını arttırdıkları gözlemlenmektedir.
Beğenilme-Popüler Olma Arzusu: Sanal uzamdaki toplumsal paylaşım ağları ve bloglar gibi hizmet sağlayıcılarına üyelik ve bu ortamlarda var olma durumunun kullanıcılarda zamanla beğenilme ve popüler olma arzusu geliştirdiği söylenebilir. Bireylerin sanal uzamda varlığının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen iletişim kurma ve sosyalleşme unsuru bu tür ortamlarda da öne çıkmaktadır. Mümkün olduğunca çok kişiyle iletişim kurabilmek, tanışabilmek ve sohbet edebilmek de sanal uzamda beğenilmeyi ve popüler olmayı gerektirmektedir.
Sanal Alanda Tanıtım Kartı: Tanıtım kartları sanal alanda kişinin kendisini sunduğu alandır. İzlenim yönetimi kavramına göre bireyin arzu ettiği kimliği oluşturması, toplumca değer ve kabul gören kimliğin sunulması ve onaylanmayan yönlerin gizlenmesi sanal alanda tanıtım kartları ile yapılabilmektedir.
Sanal İletişim: Sanal iletişim, yüz yüze iletişimin yerini alan bir tarz değildir. İletişimin yeni bir biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişiler arası iletişimin yeni şekillenmiş bir hali olup, sanal ortam iletişimde “aracı” konumunda bulunmaktadır. Sanal ortamda kimlikler bedensiz olarak oluşmakta ve sanal topluluklara dönüşmektedir. Facebook’a kişilerin genellikle tanıdıklarını ekleme durumunu göz önünde bulundurduğumuzda, bu sanal ortamda oluşturulan kimliklerin aslında gerçekten çok da bağımsız olamayacağı fikri akla yatkın olmaktadır. Ancak ne var ki, bu ortamda oluşturulan kimlikler, gerçekten tamamen bağımsız olmasalar da, insanların arzu ettikleri kimlik ve statüye sahip olma arzusu açısından kurgusal bir şekilde oluşturulmaktadır. Yani gerçek ile sanal kimliklerin arasındaki keskin sınırlar geçirgen bir hal almıştır. İşte tam da bu yüzden sanal iletişim, gerçek iletişimin yerine geçen bir unsur olarak değil de, gerçeğin farklı bir uzantısı olarak karşımıza çıkmaktadır.Sanal Alanda Sohbetlerin Türkçeye Zararları: İnternette kimlik oluşturmuş bir kişi artık diğer sanal kişilerle sohbete girmeye başlar. Yazıştıkça chat dili kişinin günlük konuşma diline de geçmeye başlar. Bunlardan bazıları; ok, by by, yes…
Sanal Kimliklerin Gerçek Kimliğin Önüne Geçmesi ve Yozlaşma: Facebook, twitter çılgınlığının yaşandığı günümüzde kişiler artık sadece facebooka yazmak için partilere katılır ya da sırf facebooka koymak için mekanlarda fotoğraf çekilir oldu. Genç ailesiyle fotoğraf çekildiğinde bu sadece telefon veya fotoğraf makinesinde kalırken sevgilisiyle çekildiğinde anında profiline yükler. Gençler artık kendisini havalı, olduğundan daha sosyal göstermek için bu sanal kimlikleri kullanmaya başladılar. Hatta bazen arkadaşları çağırırken sanal muptelası gencimiz arkadaşları yerine hiç tanımadığı diğer sanal kişilerle sohbet etmeyi seçip arkadaşlarının çağrısına cevap vermeyebiliyorlar. Bu da artık kişinin sanal kimliğinin gerçek kimliğinin önüne geçtiğinin göstergesidir.
Kimlik Hırsızlığı: Aslında en büyük tehdit oluşturan konulardan birisi internet üzerinden sizin veya bir başkasının kimliğine bürünerek çeşitli sosyal ağlarda yer alan insanlardır. Bir çok bilginizi, fotoğraflarınızı, hatta anlık duygu ve durumumuzu paylaştığınız internet ortamında bu bilgilerin eğer ki gerekli gizliliği sağlamazsanız istenmeyen kişilerin eline geçmesi an meselesidir. Sadece bilgileri almakla kalmayıp bunların çeşitli alanlarda istenmeyecek şekilde kullanılması sözkonusudur. Hatta ve hatta internet üzerinden veyahut normal hayatta sizin adınız ve kimliğiniz ile suç işlemeye kadar gidebilecek bu husus oldukça tehlikeli sonuçlara neden olabilir.
En önemli genel tehditler bunlar olsa da; bunun dışında kısaca bahsetmek istediğim bir kaç şey var ki bunların başında kesinlikle “fotoğraflarınız değişik amaçlarla kullanılması durumu” geliyor. Kolayca ulaşılabilir şekilde yayınladığınız fotoğraflarınızın hiç beklemediğiniz yerde hiç beklenmedik şekilde karşınıza çıkması olası bir durum. Hele ki günümüzün teknolojisinde “fotomontaj” hadisesinin gerçekleşmesi hiç de zor değilken istenmeyen durumlarla karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksek. Ki bunun dışında “çok özel fotoğraflarınızın” isteyenmeyen kişilerin eline geçmesi durumunda viral etki sayesinde kolaylıkla elden ele dolaşır hale geleceğini de unutmayın. Bir arkadaşınız, tanıdığınız ve güvendiğiniz birine dahi güvenmeden önce iki kere düşünüp hesap yapmanız gerekir ki aksi takdirde içine düştüğünüz durumu toparlamanız pek kolay olmayacaktır. Özellikle günümüzde oldukça yaygın şekilde kullanılan Facebook’ un da bu tehlike için bir numaralı kaynak olacağını unutmayın. Her konuda olduğu gibi bilinçli bir internet kullanıcısı olmak ve tehlikelerden korunmak sizin elinizde.
Değerlendirme soruları:
1-Sanal ortamı çekici kılan unsurlar nelerdir?
2-Sanal alanda tanıtım kartı oluştururken nelere dikkat edersiniz?
3-Toplumsal paylaşım ağları kişinin beğenilme ve popüler olma arzusunu nasıl geliştirir?
4-Sanal konuşma dili kişinin günlük konuşma dilini nasıl etkiler?
5-İnternette kimlik hırsızlığını önlemek için nelere dikkat edilmelidir?
6-Aşağıdakilerden hangisi sanal kimlik oluşturma sebeplerinden değildir?
A-Bulunma ve görülme isteği
B-Beğenilme arzusu
C-Popüler olma isteği
D-Güvenilirliği için
E-Çevreden etkilenme
7-İnternet ilk olarak hangi ülkede ortaya çıkmıştır?
A-İngiltere
B-ABD
C-Rusya
D-Hindistan
E-Fransa
8-Aşağıdakilerden hangisi internette kimlik oluşumunu etkilemez?
A-Çevre
B-Aile
C-Oyunlar
D-Dizi ve filmler
E-Pazar
9-Aşağıdakilerden hangisi sanal kimliğin zararlarındandır?
A-Arkadaş bulma
B-Düşüncelerini ifade edebilme
C-Kişilik bölünmesi
D-Deneyim kazanma
E-Yeni bilgiler öğrenme
10-Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A-Kimlik kişinin kendisini algıladığı ve tanımladığıyla ilgilidir
B-İnternet birçok bilgisayar sisteminin birbirine bağlı olduğu bir iletişim ağıdır
C-Tanıtım kartları kişinin kendisini sunduğu alandır
D-İnternet ilk olarak ABD'de ortaya çıkmıştır
E-Sanal kimlikler her zaman doğru bilgileri içerir
Tartışma soruları:
1-İnsanlar sanal ortamda neden yeni kimlik arayışı içine girmektedirler?
2-Sanal ortamda kimlik bilgilerimizi doğru şekilde paylaşmalımıyız?




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder